Bir iddiamız yok, gördüğümüz ve bize empoze edilmek istenen gerçekleri deşifre etmeye çalışıyoruz sadece

Empoze Nedir?

Empoze sözlük anlamı olarak zorla benimsetilmiş, kabul ettirilmiş olan demektir. Fransızcadan gelme bi kelime olup ing. impose olmakla birlikte "zorla kabul ettirmek" anlamına gelir. Türkçede "dayatma" kelimesi ile de ifade edilebilir.

Empoze etmek ise bir fikir ve düşünceyi karşısındaki insan ya da toplumun isteği dışında kabul ettirip ve benimsetme çabasıdır. Düşünceyi enjekte etmekte denebilir.

Empoze etme yöntemleri değişebilmektedir. Çeşitli araç ve yöntemlerle kişiye sezdirmeden benimsetmek en tehlikelisidir.

Empoze için kullanılan araçlar:

Akıl fikir değerleri ve algı frekansı

Ebced hesaplamasında isimlerin ebced değerleri üzerinden çıkan rakamların ne anlama geldiği merak konusu.

İnternette ilk kapsamlı akıl fikir değerleri verme sistemini geliştirdiğimiden bu yana yüzlerce insanın akıl fikir değerlerini bizzat gözlemleyip analiz etme fırsatını buldum. Gerçek hayatt tanıdığım ve hikayelerini yaşarak gördüğüm bu insanlar benim ebceddeki akıl fikir olayını daha iyi görebilmemi sağladılar.

Akıl fikir değerleri yanlış anlaşılmaya çok müsait. Geçmiş yüzyıllardan bu konular ile alakalı yazılmış dökümanlara ulaşabilirsem onları da paylaşacağım inşllh.

Anne-babanın akıl ve fikrinin çocuğa yansıması

Bu başlık altında ebced hesabı ile akıl fikir hesaplamaları konularını değiniyoruz.

Bu konumuzda ise, annenizin akıl ve fikir değerlerinin sizin üzerindeki etkilerini değineceğiz.

İki türlü etkiden bahsedebiliriz. Bir matematiksel değerlerden etki.. Diğeri ise o akıl fikir değerleri ile oluşan yaşam biçimin değeri.

Örneğin Annenizin aklı 9 olsun fikri 2 olsun.. ve erkeksiniz.

Beklemek ile ekmek arasındaki fark

Hayatımızda hep birilerinden birşeyler bekleriz. Hep olmasını isteriz. Yapılsın olsun isteriz. Birisi bize sevgi ile baksın isteriz. Bir başkası yolda geçerken gülümsesin deriz. Yollar bozuktur devlet neden yapmıyor deriz.

Şunu yapsınlar bunu yapsınlar, şöyle yapsınlar böyle yapsınlar deriz.

Hep bekleriz birşeyler. Birileri yapmalı bunu. Hep başkaları yapmalı.. Ya devlet yapmalı, ya zenginler yapmalı, ya da şunlar bunlar.. Nasa uzayda birşey keşfetmiştir, biz de türkiyede diyanet yapsın isteriz. Bütçelerini göstererek.

Teoride herşey çok güzel de

Tarih boyunca bakıldığında bir çok şey teoride o kadar çok güzel ki.. Eğer gerçekleşse neler olmazdı.. Lakin bir de işin aslı vardır. Mümkünlüğü gerçekleşebilirliği vardır. Ya da gerçekleşmesi için üstesinden gelinmesi gereken süreç vardır.

Ölme eşeğim ölme, bahar gelince sana yonca yedireceğim derler ya.. İşte aynen öyle.. Baharı bekleyen nice hayaller vardır. Örneğin pantürkizim diye bir şey uydurmuşlar. Bunu ne zaman uydurmuşlar? koca imparatorluk can çekişirken.. Peki ne olacakmış tüm türk devletler bir araya gelecek ve sonra çok güçlü bir devlet olacağız vs. vs.

Kalbin sesi bu kadar önemli ise eğer

Kalp sesini dinlemek.. İç sese kulak vermek ya da kalp gözünün açılması..

Evet hayatımızda yaşadığımız tüm olaylarda karar mercimiz kalbimiz. Ya da batılıların dili ile bilinçaltımız yahut alt beynimiz.. Biz kalbimizin o sesine bağımlıyız. Kararlarımızı verirken hayatımızın yolunu çizerken hep bizi iç sesimiz yönetiyor yönlendiriyor.

Aslında şimdi şu an şöyle bir düşünsen, geçmişte aldıgın kararlara bir baksan, göreceksindir ne kadar da çok iç sesine uyduguna..

Madem ki bizi yöneten yönlendiren hayatımızı çizen şey iç sesimiz.. Yani kalbimiz.. O halde kalbimizi besleyelim.

Zihnin sürekli hatta bırakılması

Arabanızda bir yerden bir yere doğru giderken eliniz radyoya uzanır.. Ve kanal kanal gezmeye başlarsınız..

Her kanalda ayrı bir şarkı türkü açılır. Tüm muhabbetler aşklar ve karşı cinsle ilişkiler üzerinedir.

Belki nadiren bir iki tane Kuranı kerim dinleyebileceğiniz bir kanal çıkar..

Sonra derin bir düşünceye dalarsınız. Neden böyle? Neden ısrarla ama ısrarla sürekli olarak aşk ve ilişki pompalanır. Durmaksızın kesintisiz heryerden ama heryerden ısrarla karşı cinsle olan ilişkinin ne kadar bu kadar acımasızca pompalandığını görürsünüz..

* *

Kelime oyunlarının oynandığı dünya

İçinde bulunduğumuz dünya tam bir tiyatro sahnesi gibi.. Kelime oyunları oynanıyor. Müthiş bir şekilde tıpkı film kareleri gibi öyle bir kelime oyunları oynanıyor ki, tamamen insanları kandırmak ve yoldan çıkarmak üzere.

Mesela;

Seni Allah'tan uzaklaştıracak kelime oyunları oynuyorlar. Şu an içinde bulundugun dünya verilerini kullanarak ataizme dinsizliğe çekmek için oyunlar oynuyorlar. Zihnini bulandırıyorlar. Seni haktan uzaklaştıracak birşeyler yapıyorlar. Bilinçaltını bulandırıyorlar.

Sana göre yanlış peki sen doğru musun?

Günümüzde birileri çıkıp kendine göre başkalarının yanlışlarını bulma derdine düşmüş.

Ayetlerle hadislerle şurası yanlış burası yanlış diye ilan ediyor. Peki tamam haklısın. kesinlikle haklısın. Çünkü yanlış dediklerin sana göre yanlışlar. Ama peki ya sen doğru musun?

Sen neye göre kime göre doğrusun? Senin doğruluğunu ne kim belirliyor? Peki ya sen yanlışsan? Senin doğru zannettiklerin aslında yanlışların ta kendisi ise..

O yüzden her yanlış bulucuları aa süper şeyler bulmuş diye peşlerine düşmemek gerekiyor.

Osmanlının genç padişahları

Osmanlı imparatorluğunda ortalama padişahların tahta geçme yaşları 30 dur..

Genel olarak bir çok padişah 30 yaşı öncesinde tahta geçmiştir.

Akıl yaşta değil baştadır. Fatih sultan mehmet istanbulu feth ettiğinde yaşı 21di..

Şimdi sanki biz zannediyoruz ki liderlik için yıllarca üniversite okunmalı vs.

Hayır eğitim anne karnında başlar. Doğduğu andan itibaren bu eğitim yogun şekilde devam eder. Çocuğun hangi üniversitelerde okdugu değil nasıl bir anne ve baba tarafından yetiştirildiği önemlidir. Kimden talim ve terbiye aldığı önemlidir.

Anket

Empoze sizce nedir ne anlama gelir:

İçeriği paylaş